<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hande Demirel arşivleri - Radyo Gedik</title>
	<atom:link href="https://radyogedik.com.tr/tag/hande-demirel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://radyogedik.com.tr/tag/hande-demirel/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin İlk ve Tek Kurumsal İnternet Radyosu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Aug 2023 07:42:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>

<image>
	<url>https://radyogedik.com.tr/wp-content/uploads/2019/02/cropped-gedikradyologo-32x32.png</url>
	<title>Hande Demirel arşivleri - Radyo Gedik</title>
	<link>https://radyogedik.com.tr/tag/hande-demirel/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Merkez İyimserliği Devam Eder mi?</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/merkez-iyimserligi-devam-eder-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Aug 2023 07:42:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Hande Demirel]]></category>
		<category><![CDATA[İş Yatırım]]></category>
		<category><![CDATA[Nilüfer Sezgin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=12623</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni ekonomi yönetiminin ilk enflasyon raporu sunumu geçen hafta gerçekleşti. Önceki döneme oranla daha gerçekçi hedeflerin konulduğu belirtilen raporu İş Portföy Genel Müdür Yardımcısı Nilüfer Sezgin Ekonomi Sohbetleri’nde yorumladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası&#8217;nın yeni başkanı Hafize Gaye Erkan kamuoyu önünde ilk enflasyon raporu sunumunu gerçekleştirdi. Erkan, TCMB&#8217;nin 2023 yıl sonu tahminini yüzde 22,3&#8217;ten yüzde 58&#8217;e [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/merkez-iyimserligi-devam-eder-mi/">Merkez İyimserliği Devam Eder mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni ekonomi yönetiminin ilk enflasyon raporu sunumu geçen hafta gerçekleşti. Önceki döneme oranla daha gerçekçi hedeflerin konulduğu belirtilen raporu İş Portföy Genel Müdür Yardımcısı Nilüfer Sezgin Ekonomi Sohbetleri’nde yorumladı.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası&#8217;nın yeni başkanı Hafize Gaye Erkan kamuoyu önünde ilk enflasyon raporu sunumunu gerçekleştirdi. Erkan, TCMB&#8217;nin 2023 yıl sonu tahminini yüzde 22,3&#8217;ten yüzde 58&#8217;e çıkardığını belirtti. Erkan, TCMB&#8217;nin temel amacının fiyat istikrarı olduğunu ifade etti. Hande Demirel ile Ekonomi Sohbetleri’ne konuk olan İş Portföy Genel Müdür Yardımcısı Nilüfer Sezgin raporun birçok açıdan iyimser olduğunu fakat faiz konusunda piyasaların beklentisinin karşılanamadığını söyledi: “Bu ay yüzde 30 civarında bir politika faizi olması beklenirken şu anda yüzde 17,5 seviyesindeyiz. Para politikalarındaki sıkılaşma hedefi de belirtilmedi. Reel faizin pozitife dönüp dönmeyeceği faiz artışının hangi seviyede olacağı da cevap aranan konulardan bazılarıydı. Başkanın verdiği mesajlar arasında politika faizi ile piyasa faizi arasındaki kopukluğun giderilmesine ilişkin çalışma yapılacağı önemliydi.”</p>
<p><strong>Mevduat faizinde geri çekilme yaşandı</strong></p>
<p>Enflasyonun yüzde 60 olduğu bir ortamda politika faizlerini neden yüzde 10,5 oranında? Sezgin sorulması gereken sorunun bu olduğunu söyleyerek, “Merkez Bankası enflasyon ve fiyat istikrarının yanında finansal istikrarı da sağlamak olduğu için böyle bir durum yaşıyoruz. Finansal istikrar için baktığımızda o kadar çok makro ihtiyati düzenleme vardı ve bunlar bankacılık sisteminin işlevselliğini öyle bir kilitlemişti ki örneğin mevduat faizi referans alınarak herhangi bir kredi fiyatlandırması yapılamıyordu. O oranda kredi faizinden kredi vermek mümkün değildir. Regülasyonlar sebebiyle yani bankalar artık mevduat toplasa dahi bunu krediye çevirmeyecek bir noktaya gelmişti. Dolayısıyla o noktayla kıyasladığında yapılan makro ihtiyati düzenlemeler mevduat faizinde geri çekilmeye sebep oldu” dedi.</p>
<p><strong>Dış finansman desteği önem kazandı</strong></p>
<p>Yakın gelecekte stagflasyon riskini değerlendiren Sezgin, “Konuşulması gereken konu mevduat faizinin yüzde 30-35 bandında enflasyonun ise yüzde 60’a doğru gittiği bir yerde dövize yönelimin nasıl sınırlandırılabileceği de önem taşıyor. Dövize erişimin sınırlanamayıp kur üzerinde baskı oluşturması, döviz arzının yetersiz kalması ve cari açığın artmaya devam etmesi ekonomide ani bir yavaşlamaya yeni açabilir. Düğümün çözümü ise dış finansman desteği. Yabancı fonlar son dönemde artışta ama bu fonların oranı da Türkiye’nin büyüklüğüne oranla oldukça az. Rezervlerimiz iyileşti fakat hala kırılganlığa devam ediyor. Yılın son çeyreği ise mevsimsel olarak cari açığın daha yüksek seyrettiği bir dönem olduğu için daha zorlu olacak. Turizm gelirlerinin azalması, enerji giderlerinin artmasıyla birlikte özellikle Kasım ve Aralık ayında yüklü bir dış borç ödemesi var.</p>
<p>İş Portföy Genel Müdür Yardımcısı Nilüfer Sezgin&#8217;in konuk olduğu Ekonomi Sohbetleri&#8217;nin tamamına buradan ulaşabilirsiniz:</p>
<p><iframe title="EKONOMİ SOHBETLERİ - Merkez iyimserliği devam eder mi?" width="1170" height="658" src="https://www.youtube.com/embed/tWCPqYcibtU?start=613&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/merkez-iyimserligi-devam-eder-mi/">Merkez İyimserliği Devam Eder mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekonomide Stagflasyon Tehlikesi</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/ekonomide-stagflasyon-tehlikesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jul 2023 09:17:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Saltoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[euro]]></category>
		<category><![CDATA[faiz]]></category>
		<category><![CDATA[finans]]></category>
		<category><![CDATA[Hande Demirel]]></category>
		<category><![CDATA[stagflasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=12582</guid>

					<description><![CDATA[<p>Enflasyon vatandaşın bir numaralı gündemi. Her geçen gün fiyat artışının yaşanacağı endişesi vatandaşları da satın almaya yöneltiyor. Enflasyonun yol açtığı “Yarın alırsam zararda olurum” düşüncesi bir süre daha devam edecek görünüyor. Ekonomi Sohbetlerine konuk olan Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Burak Saltoğlu, ekonomi politikalarındaki değişimin enflasyonu öncelemediğini söyleyerek yapılan vergi artışlarının enflasyonu körüklediğini belirtti. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/ekonomide-stagflasyon-tehlikesi/">Ekonomide Stagflasyon Tehlikesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Enflasyon vatandaşın bir numaralı gündemi. Her geçen gün fiyat artışının yaşanacağı endişesi vatandaşları da satın almaya yöneltiyor. Enflasyonun yol açtığı “Yarın alırsam zararda olurum” düşüncesi bir süre daha devam edecek görünüyor. Ekonomi Sohbetlerine konuk olan Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Burak Saltoğlu, ekonomi politikalarındaki değişimin enflasyonu öncelemediğini söyleyerek yapılan vergi artışlarının enflasyonu körüklediğini belirtti.</p>
<p><strong> Taktik yerine strateji gerekiyor</strong><br />
Enflasyonun talep kaynaklı olmadığını belirten Saltoğlu, kur tabanlı artışın kontrolsüzlüğünün enflasyona yol açtığını söyledi: “Kurun engellenmesine ilişkin bir hareket görmüyoruz. Talebi baskılayıp kuru stabil hale getirme hamlesi ise Türk Lirasının değerini arttırabilecekken bundan da imtina ediliyor. Yakın gelecekte nasıl bir ekonomi seyri izlenebileceği konusunda da öngörülebilirlik yok. Sadece farklı sektörlerde vergilerin artırabileceğini söyleyebiliyoruz. Strateji izlemek yerine uygulanan kısa süreli ‘taktikler’ yerli ve yabancı yatırımcıları etkilemiyor. Bu yüzden yıl sonuna doğru enflasyonun seyri konusunda tahmin yürütemiyoruz.”</p>
<p><strong>Durgunlukla enflasyon aynı anda olabilir</strong></p>
<p>Enflasyonda yaşanan hız artışına rağmen yüksek fiyatların devam edebileceğini dile giren Saltoğlu, ekonomide stagflasyon tehlikesine dikkat çekti: “2018’den beri ertelenmiş kararların birden uygulanmaya başlanmasını göreceğiz. Ekonomideki daralma sonucu yüzde 40-50 civarında bir enflasyon beklentisi ve yüzde 1-2 oranına düşecek büyüme beklentileri var. Bu durumu şimdiden görüyoruz çünkü kredi büyümesi yavaşlıyor. Ekonomide uygulanması beklenen acı reçetenin de ertelenmesi daha vahim sonuçlara yol açabilir.”</p>
<p>Öncelik kur artışını durdurmak olmalı<br />
İlk olarak uygulanması gerekenin kurdaki ölçüsüz artışın frenlenmesi olduğunun altını çizen Saltoğlu, “Çıkmak için çok erken olsa da Kur Korumalı Mevduat uygulamasının bitirilmesi gerekiyor. KKM’den vergi ve faiz almayıp temel ihtiyaç kalemlerine birçok vergi getirilmesi tutarlı değil. Bu anlamda Türk Lirasına güvenin vatandaşlar nezdinde sağlanması gerekiyor. Fakat bu formüllerin hayata geçirilmesinde en büyük engel yaklaşan seçim düşünülerek hareket edilmesi&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>Programın tamamını <a href="https://www.youtube.com/@gedikedu">Gedik Uni TV</a>&#8216;den izleyebilirsiniz.</p>
<p><iframe title="EKONOMİ SOHBETLERİ - Stagflasyon yakın mı?" width="1170" height="658" src="https://www.youtube.com/embed/PCKEQVQemeo?start=7&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/ekonomide-stagflasyon-tehlikesi/">Ekonomide Stagflasyon Tehlikesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vergi Artışı ve Zamların Ekonomiye Etkisi Ne Olacak?</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/vergi-artisi-ve-zamlarin-ekonomiye-etkisi-ne-olacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Jul 2023 11:38:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[finans]]></category>
		<category><![CDATA[Hande Demirel]]></category>
		<category><![CDATA[kdv]]></category>
		<category><![CDATA[zam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=12493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomi yönetiminin değişmesinin ardından yapılacak uygulamalar merak konusu olurken geçen hafta art arda gelen zamlar yeni ekonomi gündemi oldu. Ekonomi Sohbetleri’ne konuk olan Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu, gelen son zamları ve etkilerini anlattı. Mal ve hizmetlere uygulanan yüzde 8&#8217;lik KDV dilimini yüzde 10&#8217;a, yüzde 18&#8217;lik KDV dilimini ise yüzde 20&#8217;ye çıkaran karar yürürlüğe girdi. Kararın [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/vergi-artisi-ve-zamlarin-ekonomiye-etkisi-ne-olacak/">Vergi Artışı ve Zamların Ekonomiye Etkisi Ne Olacak?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomi yönetiminin değişmesinin ardından yapılacak uygulamalar merak konusu olurken geçen hafta art arda gelen zamlar yeni ekonomi gündemi oldu. Ekonomi Sohbetleri’ne konuk olan Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu, gelen son zamları ve etkilerini anlattı.</p>
<p>Mal ve hizmetlere uygulanan yüzde 8&#8217;lik KDV dilimini yüzde 10&#8217;a, yüzde 18&#8217;lik KDV dilimini ise yüzde 20&#8217;ye çıkaran karar yürürlüğe girdi. Kararın yürürlüğe girmesi ile birçok ürün zamlandı. Hande Demirel ile Ekonomi Sohbetleri’ne konuk olan Trakya Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sadi Uzunoğlu, KDV’de uygulanan artışın kısa ve uzun vadedeki olası etkilerini anlattı. Duruma toplam talep ve kamu maliyesi açısından bakılması gerektiğini söyleyen Uzunoğlu, “KDV, ÖTV gibi vergiler toplam vergi oranının yüzde 70’ini oluşturuyor. Devletin yani kamu maliyesinin de açığı hızlıca kapatmak için hızlı bir şekilde tahsil edeceği paraya ihtiyacı var. Yaşanan artışların temel nedeni bu. Devlet bu şekilde otomatik olarak vergi tahsilatı yapabiliyor.  Burada ise tahakkuk ve tahsilat arasında ciddi bir problem var. Çünkü bu vergi gelirlerinin ancak yüzde 82’i tahsil edilebiliyor. Ceza ve faizleri de hesaba katınca devletin genel tahsilat oranı yüzde 70. Ciddi bir tahsilat sorunu yaşıyor devlet. Bunun hızlı bir şekilde tahsil edilmesi için doğrudan değil dolaylı vergiler tercih ediliyor. Ve dolaylı vergiler de bizim adaletsiz olarak nitelendirdiğimiz vergi türleri arasında. Çünkü zenginden de fakirden de aynı oranda vergi tahsil etmeye çalışılır. Kurumlar vergisi gibi vergilerde de aniden tahsilat yapılamadığı için tercih edilmedi&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Enflasyon artışı devam edebilir</strong></p>
<p>Memur ve emekli maaşlarında uygulanan artışların da bütçe açığı tetiklediğini belirten Uzunoğlu, “Maaşlar ve diğer giderler de etkilenecek. Bundan dolayı ek bütçe hazırlanıyor. KDV’de yapılan artış ile karşılanacak para ile de ek bütçe oluşturulacak. Yapılan artışlar ise toplam talebi azaltan bir faktör.  Çünkü enflasyon var. Toplam talebi azaltmak adına da maliyetler yükseltildi. Toplam talebi kontrol ederek ödemeler dengesinde yıllık 57 milyar dolara ulaşan açığı da kontrol edilebilir bir düzeyde tutmak isteniyor. Böylece kur üzerindeki baskı uygulanarak enflasyonun da düşürülmesi amaçlanıyor. Fakat yapılan bu vergi artışlarının da enflasyon olarak yakın tarihte karşımıza çıkması olası. Bu yıl sonunu da TÜİK verilerine göre enflasyonu yüzde 40’ın altında bitirmeyeceğiz” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Üretici üretmek istemiyor</strong></p>
<p>“Uygulanan adımlar ekonomiyi yavaşlatır” diyen Uzunoğlu, “Türkiye’de iş gücüne katılım oranı çok düşük. Yüzde 52-54 bandında. Bu oranın daha da artması muhtemel. İstihdam yaratmak konusunda zaten problemimiz var. Bu uygulamalar ile nakit akışında düşüş olacak. Bankalar da yüksek kredi maliyetleriyle şirketlerin üzerine gelirse, nakit sorunu şirketleri ciddi anlamda zorlamaya başlayacak. Orta ve uzun vadede harcamaların azalması ile enflasyon da azalabilir ama bu azalma çok olmayacak. Çünkü rekabetçi olmayan piyasa koşullarına sahibiz, az sayıda firma piyasaları domine edebiliyor. O yüzden kimse kâr marjından fedakarlık etmek istemiyor. Özellikle gıda alanında arz konusunda sorunlar olduğunu düşünüyorum. Çünkü üretici üretmek istemiyor, daha az üreterek aynı kar marjlarını yakalamaya çalışıyor&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Arz kanalları geliştirilmeli</strong></p>
<p>Halk kesimlerindeki tüketim alışkanlığını değerlendiren Uzunoğlu, “Özellikle halkın yüzde 40’lık kesimi eski alım gücüne sahip değil. Fakat yaşam kalitesinden ödün vermemek adına kredi kartını yüklenilmiş durumda. Kredi kartı harcamaları yüzde 200 arttı. Talebi azaltmak yerine arz kanallarını geliştirerek ve verimli hale getirerek enflasyonun düşürülmesi hedeflenmeli. Türkiye’nin yaşadığı dış göçlerle birlikte konut arzındaki sorun da ev fiyatlarında artışı getirdi. Enflasyon ortamında müteahhitler de arsa ve malzeme fiyatlarını hesaplayamıyor. Bundan dolayı inşaat sektöründe arz sorunu devam ediyor&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/playlist?list=PLi5GfDMJ1WucoI6CM39RQJY3i3WmeM7Ou">Gedik Uni TV</a>&#8216;de yayınlanan programın tamamını buradan izleyebilirsiniz:</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/live/iJK7hCaCdE8?feature=share">https://www.youtube.com/live/iJK7hCaCdE8?feature=share</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/vergi-artisi-ve-zamlarin-ekonomiye-etkisi-ne-olacak/">Vergi Artışı ve Zamların Ekonomiye Etkisi Ne Olacak?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dolarda Yeni Eşik Ne Olur?</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/dolarda-yeni-esik-ne-olur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Jul 2023 11:42:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[borsa]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Hande Demirel]]></category>
		<category><![CDATA[Taner Özarslan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=12454</guid>

					<description><![CDATA[<p>9 günlük bayram tatilinden sonra açılan piyasalarda yeni beklentiler de merak konusu. Özellikle Dolar/TL kuru da birçok kişinin takip ettiği ekonomi göstergeleri arasında yer alıyor. Ekonomi Sohbetleri’ne konuk olan Ekonomist Taner Özarslan dolardan beklentileri ve borsadaki güncel durumu yorumladı. Yeni ekonomi politikasıyla yapılan faiz artışı, doların TL karşısında değer kazanarak 26 TL’yi aşması, gram altının [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/dolarda-yeni-esik-ne-olur/">Dolarda Yeni Eşik Ne Olur?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>9 günlük bayram tatilinden sonra açılan piyasalarda yeni beklentiler de merak konusu. Özellikle Dolar/TL kuru da birçok kişinin takip ettiği ekonomi göstergeleri arasında yer alıyor. Ekonomi Sohbetleri’ne konuk olan Ekonomist Taner Özarslan dolardan beklentileri ve borsadaki güncel durumu yorumladı.</p>
<div id="attachment_12456" style="width: 310px" class="wp-caption alignleft"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-12456" class="wp-image-12456 size-medium" src="http://radyogedik.com.tr/wp-content/uploads/2023/07/taner-300x191.jpg" alt="" width="300" height="191" srcset="https://radyogedik.com.tr/wp-content/uploads/2023/07/taner-300x191.jpg 300w, https://radyogedik.com.tr/wp-content/uploads/2023/07/taner-1024x650.jpg 1024w, https://radyogedik.com.tr/wp-content/uploads/2023/07/taner-768x488.jpg 768w, https://radyogedik.com.tr/wp-content/uploads/2023/07/taner.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-12456" class="wp-caption-text">Özarslan dolardaki değer artışının kısa vadede belirsiz olduğunu söylüyor.</p></div>
<p>Yeni ekonomi politikasıyla yapılan faiz artışı, doların TL karşısında değer kazanarak 26 TL’yi aşması, gram altının tarihi zirvesini görerek 1600 TL’yi geçmesi ekonomide kısa sürede yaşanan önemli gelişmeler. Özellikle bayram tatili öncesinde doların artışının devam edip etmeyeceği de tartışılan konular arasında Hande Demirel ile Ekonomi Sohbetleri’ne konuk olan Sparta&amp;Co Kurucu Ortağı Taner Özarslan dolarda yaşanan tarihi artışı değerlendirdi. Yapılan faiz artışının beklentilerin en alt seviyesinde uygulandığını söyleyen Özarslan, “Bir yıl içinde Türkiye’de enflasyonun yüzde 15’ten az olacağı varsayılarak faiz artışı bu şekilde gerçekleşti. Bu da çok inandırıcı değil. Geçmişteki faiz politikaları da inandırıcı olmadığı için vatandaş dövizi tercih etti. Bir ülkenin kendi para birimini koruması gerekirken TL ekonomik anlamda itibarsızlaştırılarak vatandaşlar elindeki parayı korumak için dövize yönlendirilmek zorunda bırakıldı. Bu aynı zamanda halkın alım gücünü korumakla ilgili bir durum. 5 yıl içinde dolardaki değer artışı da mutfaklara yansıdı, otomobil ve fiyatları arttı. Sonuç olarak Türkiye’nin ihracatı da artmadı. Hatta tam tersi dış ticaret açığı arttı. Bu da döviz kurunun artmasının bir dönem öne sürülen dış ticaret fazlası yaratacağı düşüncesinin tamamen yanlış olduğunu gösterdi. Halbuki Türkiye, mevcut üretim gücünü ve dış ticaret hacmini ürün kalitesini ve AR-GE’sini geliştirerek daha da artırabilir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Dolarda denge KKM bitince sağlanır&#8221;</strong></p>
<p>Doların yıl sonuna kadar 30 TL’ye ulaşacağı konuşuluyor. Peki bu ne kadar gerçekçi? Özarslan şu şekilde yanıtladı: “Dolar-TL’nin dengesi henüz oluşmadı. Kur Korumalı Mevduat gibi olumsuz uygulamaların devam etmesi devlette bütçe açığını tetikleyen etkenlerden birisi. KKM olduğu sürece dolar-TL dengesinden bahsedemeyiz. Kuru tutmaya çalışırken de cari açık ortaya çıkıyor. Kur artmasın diye Merkez Bankası’nda para tutuluyor, dövizle kredi alımına zorluk getiriliyor. Tüm bunlar ise suni önlemler. Tutulmadığı takdirde ise daha büyük bir kaos ortaya çıkabilir. KKM’de 130 milyar dolara yaklaşıldı. Enflasyon artışı ile döviz artışı da bekleniyor. Bu da daha sert önemleri gerektiriyor. Doların durumu için tek söylenebilecek düşüş olmaz ama artış oranının ne kadar olabileceği büyük bir soru işareti”.</p>
<p>Programın tamamını buradan izleyebilirsiniz:</p>
<p><iframe loading="lazy" title="DOLARDA YENİ EŞİK NE OLUR?" width="1170" height="658" src="https://www.youtube.com/embed/i4RcsXo59K4?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/dolarda-yeni-esik-ne-olur/">Dolarda Yeni Eşik Ne Olur?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Merkez Bankası Faiz Artıracak mı?</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/merkez-bankasi-faiz-artiracak-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Jun 2023 12:52:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Hande Demirel]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez Bankası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=12434</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomi Sohbetleri’ne konuk olan Doç. Dr. Caner Erdurak Merkez Bankası’ndan beklenen olası faiz artırımını ve sonuçlarını değerlendirdi. Erdurak, faiz artırımının artık bir zorunluluk olduğunu vurguluyor. Seçimlerin ardından kabine değişikliğine ekonomi de dahil olmuş, Merkez Bankası başkanlığına Hafize Gaye Erkan, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ise Mehmet Şimşek getirilmişti. Görev değişikliğinin ardından yaklaşık 4 yıldır devam eden [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/merkez-bankasi-faiz-artiracak-mi/">Merkez Bankası Faiz Artıracak mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomi Sohbetleri’ne konuk olan Doç. Dr. Caner Erdurak Merkez Bankası’ndan beklenen olası faiz artırımını ve sonuçlarını değerlendirdi. Erdurak, faiz artırımının artık bir zorunluluk olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Seçimlerin ardından kabine değişikliğine ekonomi de dahil olmuş, Merkez Bankası başkanlığına Hafize Gaye Erkan, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na ise Mehmet Şimşek getirilmişti. Görev değişikliğinin ardından yaklaşık 4 yıldır devam eden faizlerin düşürülmesine dayanarak rehber edinilen “faiz sebep enflasyon sonuç” denklemi yerine rasyonel ayarlara dönüleceğinin mesajını Mehmet Şimşek vermişti. 22 Haziran’da açıklanması beklenen Merkez Bankası’nın faiz kararı Türkiye’de olduğu kadar dünyaca da ilgiyle izleniyor.  Bank of America yüzde 25, Deutsche Bank yüzde 20-30, Goldman Sachs ise yüzde 40 faiz artışı bekliyor. Tüm bu bankaların ortak beklentisi ise bankacılık düzenlemelerinde ve kontrollerinde kademeli uyumun hızlı normalleşmeden daha olası olduğu yönünde.</p>
<p><strong>Faiz tutulabilecek bir noktada değil</strong></p>
<p>Hande Demirel ile Ekonomi Sohbetleri’ne konuk olan Ekonomist Doç. Dr. Caner Erdurak, politika faizinin yüzde 20’ye gelmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Özellikle son iki yıldır politika faizindeki dinamik yapı irrasyonel ve yapay bir şekilde öylesine kırıldı ki yüzde 15’e de çıksa 30’a da çıksa çok artmış sayılır. Naci Ağbal yönetiminde de yapıldığı gibi, öncesinde faiz artırılıp durum gözlenebilir. Sonrasında bir düzelme olmadığı iddia edilerek tekrar eski düzene dönülebilir. O dönemde kontrol altına alınmış gibi olan kur ve enflasyon daha sert bir şekilde yukarı çıkmıştı. Bu durumun tekrarlanması ihtimaller arasında. Nitekim politika faizini daha fazla tutabileceğimiz bir dönemde de değiliz”.</p>
<p><strong>KKM’ye ihtiyacımız olmayabilirdi</strong></p>
<p>Türkiye’de yüksek enflasyon sorununun 2016’dan beri devam ettiğinin söyleyen Erdurak, “Rahip Brunson krizinden sonra yaşanan kur atağı, enflasyonu tetiklemişti. Yüzde 20’lere kadar çıkan enflasyon tekrar yüzde 8’e gerilemişti. Fakat alınması gereken kararların sürekli ertelenmesi, günümüze kadar uzanan yüksek enflasyon sorununa yol açtı. Yüksek enflasyon nedeniyle ürünlere yapılan zammın ardında enflasyonun tekrar düşmesi fayda etmiyor. Çünkü artık o ürünü eski, uygun fiyatından satın alamıyoruz. Ve alım gücü de artan ürün fiyatlarına paralel bir seyir izlemedi. Yaşadığımız asıl sorun da bu. Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda olduğu gibi Türkiye de dövize dayalı bir ekonomi. Ve alınması beklenen önlemler daha önce alınsaydı baz puanımız daha düşük olurdu ve Kur Korumalı Mevduat gibi bir sisteme ihtiyacımız olmazdı. Ve bu mevduat sürekli artıyor” dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Programın tamamını buradan izleyebilirsiniz: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=q-m-kQxSP94">video</a></p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/merkez-bankasi-faiz-artiracak-mi/">Merkez Bankası Faiz Artıracak mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seçim sonucu ekonomiyi nasıl etkiler?</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/secim-sonucu-ekonomiyi-nasil-etkiler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2023 09:27:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Hande Demirel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=12334</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seçim sonrası ekonomideki seyrin ne olacağı merak konusu. Ekonomi Sohbetleri&#8217;ne katılan Ekonomist Özlem Derici Şengül, ekonomide iyi seyrin sağlanmasında formülün sıkı para politikaları olduğunu söyledi. &#160; Ekonomide parametreler seçim sonrasında nasıl değişecek sorusunun cevabını Hande Demirel’in hazırlayıp sunduğu Ekonomi Sohbetleri’nde Ekonomist Özlem Derici Şengül anlattı. Seçim sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Enflasyondan kaynaklanan sorunları gidermek önümüzdeki günlerin [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/secim-sonucu-ekonomiyi-nasil-etkiler/">Seçim sonucu ekonomiyi nasıl etkiler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Seçim sonrası ekonomideki seyrin ne olacağı merak konusu. Ekonomi Sohbetleri&#8217;ne katılan Ekonomist Özlem Derici Şengül, ekonomide iyi seyrin sağlanmasında formülün sıkı para politikaları olduğunu söyledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ekonomide parametreler seçim sonrasında nasıl değişecek sorusunun cevabını Hande Demirel’in hazırlayıp sunduğu Ekonomi Sohbetleri’nde Ekonomist Özlem Derici Şengül anlattı. Seçim sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Enflasyondan kaynaklanan sorunları gidermek önümüzdeki günlerin en acil başlığı olacak” şeklindeki açıklaması da ekonomide yeni bir rota mı belirlenecek sorusunu akıllara getirdi. Ekonominin seyrinde açıklanacak yeni kabinenin etkili olacağını söyleyen Şengül, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylemleri, seçim öncesindeki ekonomik programın devam edeceğini söylemişti. Seçim sonrası doların TL karşısındaki değer kaybının devam etmesi de bu politikanın sonucu. Konu sadece kur artışı da değil. Çalışan maliyetleri, petrol fiyatları, kiralardaki artış ve yüksek enflasyon da teknik müdahaleler gerektiriyor. Ancak biz, makro ihtiyati yöntemlerle enflasyonla mücadele etmeye çalışıyoruz. Fakat bu mücadele de pek etkili olmadı çünkü kamu bankalarında yüzde yüzün üzerinde tüketici kredisi büyümesi var. Ticari kredilerin büyüme oranları çok düşük seviyede. Krediye erişimde çok büyük problemler var. Seçim öncesinde bankaların kredilerde kesintiler, nakit avans kullanımını kapatmaları gibi önlemler devreye sokuldu. Tüm bunlar ekonomi politikasında enflasyonla aktif bir şekilde mücadele edilmediğini gösteriyor.”</p>
<p><strong>“Politika faizine dikkat edilmeli”</strong></p>
<p>Seçimden sonra enflasyonun düşmesi için yapılması gerekenleri sıralayan Şengül, “Tüketici ile ticari krediler kontrol altına alınırsa ve bütçe disiplininin sağlanırsa yüksek enflasyon bir parça düşebilir. Fakat bu yüksek enflasyonun etkisinin uzun süre devam edeceğini öngörüyorum. Fakat tek başına bunlar da yeterli değil. Daha çok teknik yaklaşmak gerekiyor. Özellikle politika faizi konusunda. Diğer bir problem ise büyüme oranlarında yaşanabilecek düşüş. Kredi mekanizmasının sağlıklı şekilde çalışmaması, bankaların tahvil tutma yükü nedeniyle kredi vermekte çekimser davranması da bunda etkili” dedi.</p>
<p><strong>“Taze kaynağın girmesi şart”</strong></p>
<p>Döviz tarafında likidite sorununun yaşandığını belirten Şengül, “Merkez Bankası ciddi miktarda döviz toplayıp piyasaya rezerv müdahalesinde bulunmasına rağmen bu sorun devam ediyor. Ve Merkez Bankası’nın döviz rezervleri eksiye geldi. Bunun yanında Merkez Bankası’nın hazineye ve bankalara olan döviz yükümlülüğü var. 2022’nin başından itibaren Merkez Bankası’nın 150 milyar dolarlık rezerv toplaması olmuştu. Bugün ekside ise bir yılda 15 milyar doların harcandığını gösteriyor. Ama tekrar bir 150 milyar dolar bulmak söz konusu olmaz. Tek şart ise taze kaynağın girmesi. Yani ülkeye yabancı sermayenin girişine izin vermek daha sürdürülebilir bir para politikası mümkün olur” şeklinde konuştu.</p>
<p>Programın tamamını buradan izleyebilirsiniz: <a href="https://www.youtube.com/watch?v=jdujz3LFxVo&amp;list=PLi5GfDMJ1WucoI6CM39RQJY3i3WmeM7Ou&amp;index=6">video</a></p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/secim-sonucu-ekonomiyi-nasil-etkiler/">Seçim sonucu ekonomiyi nasıl etkiler?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seçim Öncesi Ticaretteki Güncel Durum Ne Yönde?</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/secim-oncesi-ticaretteki-guncel-durum-ne-yonde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Apr 2023 12:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi Sohbetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Hande Demirel]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=12167</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekonomi Sohbetleri’ne konuk olan İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel seçim öncesi ticaretteki güncel durumu paylaştı. Önel, son bir ayda döviz kurundaki artışın, satıcıların kar marjını yüzde 15&#8217;ten yüzde 8&#8217;e kadar gerilettiğini ekledi. Her Pazartesi alanında uzman isimleri ağırlayan Ekonomi Sohbetleri’nde bu hafta seçim tarihinin iyice yaklaştığı dönemde seçimin ticarette güncel etkisi konuşuldu. İstanbul Tüccarlar [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/secim-oncesi-ticaretteki-guncel-durum-ne-yonde/">Seçim Öncesi Ticaretteki Güncel Durum Ne Yönde?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ekonomi Sohbetleri’ne konuk olan İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel seçim öncesi ticaretteki güncel durumu paylaştı. Önel, son bir ayda döviz kurundaki artışın, satıcıların kar marjını yüzde 15&#8217;ten yüzde 8&#8217;e kadar gerilettiğini ekledi.</p>
<p>Her Pazartesi alanında uzman isimleri ağırlayan Ekonomi Sohbetleri’nde bu hafta seçim tarihinin iyice yaklaştığı dönemde seçimin ticarette güncel etkisi konuşuldu. İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel, baskılanmış kur rejiminin ekonomideki olumsuz etkilerine değinerek, “Özellikle son bir ayda Türk lirasındaki değer kaybı yüzde 2,5-3 civarında. Bu da ithal hammadde kullanan işletmeler için büyük bir maliyet baskısı yarattı. Operasyonel maliyetlerde ve hammadde maliyetlerinde bir artış söz konusu. Enflasyonla mücadele edilen şu ortamda da bu maliyet artışını nihai ürün fiyatlarına yansıtmak durumda kalıyoruz. Mayıs ayı için de yeni bir fiyat listesi oluşturmak durumunda kaldık” dedi.</p>
<p><strong>Nakit Sorunu Bayrama Kadar Devam Edebilir</strong><br />
“Reel sektör olarak finansmana erişimde zorluk yaşıyoruz” diyen Önel, “Seçim dönemine girdiğimiz bugünlerde finansmana erişim sorunu had safhaya ulaştı. Bankalar nezdinde düşük limitler söz konusuydu. Bugün ise ticari kredi limitleri maalesef son bir aydır politika faizlerinin çok üzerine çıktı. Özellikle kredilerde BSMV ve sigorta maliyetleri gibi maliyetler çokça arttı. Şu anda en büyük sorunumuz çeklerde. Reel sektör olarak çekleri takasa verip kredi kullanıyorduk. Bazı bankalar ise maalesef 60 günden sonraki çekleri takasa kabul etmiyor. Bu da nakit akışımızı ciddi oranda zedeledi. Şu anda nakitte bayram öncesi sıkışıklık devam ediyor. Bu durum muhtemelen seçim sürecine kadar da devam edebilir” şeklinde konuştu. Karşılıksız çek oranında deprem kaynaklı bir artış olduğunu kaydeden Önel, “Deprem bölgesindeki ticaret sekteye uğradığı için çeklerin tahsil edilmesi de askıya alındı. Ve kısa vadede de bu çeklerde geri dönüş olmayacağını öngörüyoruz. Bu konuda da Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan destek talebimiz oldu. Sonrasında KGF 20 milyar TL gibi bir limitle bu kullanılmayan çekleri biz takasa koyup nakit akışımızı bir süreliğine de olsa dengeleme imkanı bulduk” dedi.</p>
<p><strong>Kar Marjı Daralıyor</strong><br />
Reel sektörün de fiyat artırma konusunda temkinli olduğunu söyleyen Önel, “İç talepte beklenen iyileşme henüz sağlanamadı. Asgari ücret zammı ve EYT kaynaklı bir gelişme olabilir. Perakende satış verilerinde de aşağı yönlü bir ivmelenme söz konusu. En büyük sorunumuz nihai ürüne maliyet artışlarının yanında gerekli karı yansıtamamamız. Bu da müşteri ve pazar kaybına yol açıyor. Dolayısıyla hep kar marjından fedakarlık ediyoruz. Son birkaç yıldır ise üretici artan maliyetlerden dolayı kendi işine yatırım yapamıyor. Öncesinde işletmeler yüzde 15 ila 20 arasında kar marjında çalışırken şimdi bu oran yüzde 8’e gerilemiş durumda. İlerleyen süreçte ise yüzde 5’lik bir kara razı olacağız gibi duruyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Piyasada Uygun Kredi Yok</strong><br />
Politika faizinin yüzde 8,5 olmasına rağmen kamu ve özel bankalardaki faizlerin değişken faiz olduğunu söyleyen Önel, “Biz normalde rotatif kredi dediğimiz kredileri kullanıyorduk. Ve bu yılda bir kez yenileniyordu. Biz üç ayda bir bunların faizini ödüyorduk. Ama şu an 3 ayda bir banka bizden ana parasıyla birlikte faizini tahsil etmek istiyor. Bugün bir yatırım düşündüğünüz zaman 8-10 yıllık bir yatırım bile düşünseniz de piyasada buna uygun bir kredi yok” diye vurguladı.</p>
<p>İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel&#8217;in konuk olduğu Ekonomi Sohbetleri&#8217;nin tamamını buradan izleyebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=q4eZprmZZwQ&amp;t=132s">Video</a></p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/secim-oncesi-ticaretteki-guncel-durum-ne-yonde/">Seçim Öncesi Ticaretteki Güncel Durum Ne Yönde?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BES Birikimleri Nasıl Yönetilmeli?</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/bes-birikimleri-nasil-yonetilmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Apr 2023 09:15:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[BES]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Hande Demirel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=12100</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hande Demirel ile Ekonomi Sohbetleri’ne konuk olan Ekonomist Zeynep Candan Aktaş, Bireysel Emeklilik Sistemi’ne dair merak edilen soruları cevaplandırdı. Aktaş birikimlerin yönetilmesinde güncel trendlerin takip edilmesi gerektiğini söylüyor. Radyo Gedik Genel Yayın Yönetmeni Hande Demirel’in hazırlayıp sunduğu Ekonomi Sohbetleri’ne katılan Ekonomist Zeynep Candan Aktaş, 2001 yılında hayatımıza giren Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) birikimlerinin nasıl yönetileceğine [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/bes-birikimleri-nasil-yonetilmeli/">BES Birikimleri Nasıl Yönetilmeli?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hande Demirel ile Ekonomi Sohbetleri’ne konuk olan Ekonomist Zeynep Candan Aktaş, Bireysel Emeklilik Sistemi’ne dair merak edilen soruları cevaplandırdı. Aktaş birikimlerin yönetilmesinde güncel trendlerin takip edilmesi gerektiğini söylüyor.</p>
<p>Radyo Gedik Genel Yayın Yönetmeni Hande Demirel’in hazırlayıp sunduğu Ekonomi Sohbetleri’ne katılan Ekonomist Zeynep Candan Aktaş, 2001 yılında hayatımıza giren Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) birikimlerinin nasıl yönetileceğine dair bilgi verdi.</p>
<p><strong>Katılımcılar Risk Almayı Öğrendi</strong></p>
<p>2022’nin hisse senetleri piyasası anlamında verimli olduğunu söyleyen Aktaş, “Bu nedenle fonlarda çok güzel getiriler yakalandı. Ortalama yüzde 100’ün üzerinde. Onun stratejisine bağlı olarak yüzde 200’e varan getiri yakalandı. Altın fonlarına bağlı geçen yılki getiriler yüzde 35-40 aralığında kaldı. Çünkü altında geçen yıl pek bir hareket görmedik. Bu yıl da henüz enflasyon karşısındaki açığını kapatamadı. Katılımcılar fonlarını daha riskli varlıklara geçirmeyi öğrendiler. Dolayısıyla şu anda sabit varlıkların oranı yüzde 35 civarında. Bunların da bir kısmı repo ve kısa vadeli varlıklarda. Faizlerin yükselişiyle birlikte risk oluşturacak bir durum söz konusu değil. Özellikle devlet tahvillerine de hisse senedi alınmaya başlandı. Bu alanda da faiz riski azaltılmış oldu” dedi.</p>
<p><strong>Yatırımcılar Fon Değiştirebilir</strong></p>
<p>BES’lerin kişiye özel esnek yatırım imkanı sunduğunu söyleyen Aktaş, “Geçen yıla baktığımızda BES getirileri enflasyonla baş başaydı. Geçen yıl hisse senetlerindeki performans bireysel emeklilik sistemini de yukarıya taşıdı. BES katılımcılarının yüzde 90’i ise fonlarını değiştirebileceğini bilmiyor. Katılımcıların yılda 12 kez fonda alım değişikliği yapma hakları var. İlk katıldıkları fonlarda sabit kalmak katılımcıları uzun vadede zarar etmesine neden oluyor. Katılımcılar fonları kendi risk algılarına göre değiştirebilir. Bireysel emeklilik şirketleri de kişilerin risk algısını ölçebiliyor. 18 yaşından itibaren fondaysanız 45-50 yaşınıza kadar hisse senedi fonlarında kalabilirsiniz. Sistemde 56 yaşına kadar kalacaksanız bugünden hisse senedi yatırımı yapmanızın hiçbir riski yok. Bunu da yatırımcılar yine yatırım şirketleri aracılığıyla gerçekleştirebilir. Faiz kullanmak istemeyen katılımcılar da 45-50 yaşından sonra sabit getirili enstrümanları artırarak ve hisse senetlerini azaltarak portföylerini geliştirebilirler. Hisse senetleri uzun vadede daha büyük trendlere sahip fakat arada yaşanan dalgalanmalardan faydalanmak için kamu dış araçları fonları ve kıymetli maden fonlarını da yatırımcılar portföylerine dahil edebilir. Buna karar vermek de katılımcıların elinde” şeklinde konuştu.</p>
<p>Programın tamamını <a href="https://www.youtube.com/watch?v=h-8iJinpaFQ">buradan</a> izleyebilirsiniz.</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/bes-birikimleri-nasil-yonetilmeli/">BES Birikimleri Nasıl Yönetilmeli?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KAYHAN KARLI: SINAVA HAZIRLANAN GENÇLER İÇİN ZOR BİR YIL OLACAK</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/depremzede-cocuklarin-egitimi-saglanmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2023 13:16:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Hande Demirel]]></category>
		<category><![CDATA[Kayhan Karlı]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[Uzaktan Eğitim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=11843</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hande Demirel ile Deprem Özel yayınına katılan Eğitimci ve Yazar Kayhan Karlı, çocuklar ve gençler için eğitimin iyileştirici etkisine değinerek, depremzede çocukların eğitimlerine önem verilmesi gerektiğini söyledi. Karlı, lise ve üniversite sınavına hazırlanan depremzede gençlerin izlemesi gereken yolları sıraladı. &#160; 6 Şubat&#8217;ta gerçekleşen iki depremin ardından depremden etkilenen 11 ilde hayatın normale dönmesi için çalışmalar [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/depremzede-cocuklarin-egitimi-saglanmali/">KAYHAN KARLI: SINAVA HAZIRLANAN GENÇLER İÇİN ZOR BİR YIL OLACAK</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hande Demirel ile Deprem Özel yayınına katılan Eğitimci ve Yazar Kayhan Karlı, çocuklar ve gençler için eğitimin iyileştirici etkisine değinerek, depremzede çocukların eğitimlerine önem verilmesi gerektiğini söyledi. Karlı, lise ve üniversite sınavına hazırlanan depremzede gençlerin izlemesi gereken yolları sıraladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>6 Şubat&#8217;ta gerçekleşen iki depremin ardından depremden etkilenen 11 ilde hayatın normale dönmesi için çalışmalar sürerken, nasıl bir yol izleneceğine dair tartışmalar devam ediyor. Deprem bölgesindeki çocuk ve gençlerin eğitim hayatlarına nasıl devam edeceği de büyük önem taşıyor. Hande Demirel ile Deprem Özel yayınına katılan Eğitimci ve Yazar Kayhan Karlı, deprem döneminde eğitim sürecini anlattı. Karlı’nın konuşmasında öne çıkan konu başlıkları şu şekilde;</p>
<p><strong>Çocuklar Bir Araya Gelmeli</strong></p>
<p>“Deprem bölgesinde her yaş grubundan çocuğun bulunduğu düşünülerek bu çocuklara eğitim verecek ortamın sağlanması önem kazanıyor. Çünkü çocuklar ve gençler için okula gitmek, akranlarıyla bir araya gelip sosyalleşmelerine olanak tanıyan da bir zemin oluşturuyor. Bu açıdan normal okul sürelerinde olmasa da kademeli olarak, günü birkaç parçaya bölerek özellikle küçük çocukların birbirleriyle oyun yoluyla bir araya geldikleri ortamlar yaratmak zorundayız. Ebeveynlerin yas süreci ve gelecek kaygısı yaşadığı bu süreçte kendilerinden ricam çocuklara kısa sürede de olsa bu oyun ortamını sağlamaları.”</p>
<p><strong>Öncelik Hedef Belirlemek</strong></p>
<p>“Sınavlara hazırlanan öğrenciler için müfredatlar hafifletildi. Hem liselere hem de üniversitelere girişte birinci dönemin sonuna kadar olan konular sınavda yer alacak. Yaşanılan sürecin ağır olduğunun farkındayım fakat üretmeyi ve çalışmayı bırakırsak yaşamaktan vazgeçmiş sayılırız. Elbette yas ve acılar hiçbir zaman kaybolmayacak ama yasımızın üzerine sevgi, birlik, dayanışma, empati, gelişim, başarı ve kendini geliştirmek gibi değerleri koyabiliriz. Türkiye’de deprem bölgesinden yaklaşık 100 bin öğrencinin başka illere nakli sağlandı. Bu gençlere önerim hedeflerinden vazgeçmemeleri, neler istediğini ve ellerindeki kaynakları nasıl değerlendirebileceklerini kendilerine sormaları. Gençlerin duygusal dirençlerini artırmak için önce hedeflerini ve kaynaklarını iyi tespit etmeleri öncelikli.”</p>
<p><strong>Başarı Potansiyeli Korunmalı</strong></p>
<p>“Lise ile üniversite sınavları arasındaki farklılığı unutmamak gerekiyor. Lise sınavına sadece bir kez girilebiliyor. Müfredatın azaltılması demek sınavın kolaylaşması anlamına gelmiyor. Öğrenciler mevcut başarı potansiyellerini koruyamıyorsa bile 40-50 puan altına da düşmemeleri önem taşıyor. Eğer 470 puan olan bir liseyi hedefliyorsanız, 450 ile 490 arasındaki öğrencilerin birbirine yakındır. Ama normalde 450 puan alan bir öğrenciyseniz, 380 puanlara düşmeniz başarı performansınızda düşüklük var demektir.”</p>
<p><strong>Temel Bilimlere Yönelin</strong></p>
<p>“Üniversite sınavı ise hayat boyunca birçok kez girilebiliyor. Eğer kendilerini bu yıl için hazır hissetmiyorlarsa sırf okumak için bir üniversiteye yerleşmek yerine gerçekten kendilerine uygun, gelecek hedeflerinize uygun üniversite ve bölümleri gençler tercih etmeli. Eğitim döneminin başında da söylemiştim, gençler hedeflerini temel bilimlere doğru yönlendirsin. Çünkü değişen dünyada hızlıca gelişen ve hızlıca kaybolan meslekler görüyoruz. Örneğin yapay zeka hayatımızın birçok yerindeydi fakat bu yıl ilk kez ChatGPT sayesinde yapay zekayı hayatımızda somut bir şekilde yer aldı. Yakın gelecekte de yapay zeka ile çalışan makinaların birçok mesleği saf dışı bırakacağını da hesap etmek gerekiyor. Ondan dolayı teknoloji ve gelişimle uyum sağlanmalı. Örneğin temel bilim olan mühendislik tüm teknik değişimlere uyum sağlayabilir. Ekonomiden tutun sosyolojiye kadar sözel ve sayısal alanda birçok temel bilim, geleceğe uyum sağlayabilecek alanlar. Unutulmamalı ki gelecekte meslekler değil işler olacak, gençler yaşamları boyunca farklı işlerde çalışacak. Bunun yanında bilişim ve dijital alanda sertifika programları da gençleri destekleyici olacaktır.&#8221;</p>
<p><strong>Açık Liseler Yeterli Katkıyı Sunmaz</strong></p>
<p>Son dönemde artışa geçen açık liseler hakkında görüşlerini paylaşan Karlı, “Açık liseler, zamanın ruhunu anlamayan bir modeldir. Ve eğitimimizdeki en büyük sorunun liselerde olduğunu kabul etmek gerekir. Özellikle lise çağındaki gençlerin diğer kuşaklardan farkı özerklik istemeleri ve kendilerini duyurma çabaları. Ve gençler okul yönetiminde yer almak istiyor. Örneğin yemek çıkan bir okulda öğrencilerin yemekleri seçmelerine izin vermek, seçmeli derslerde isteyen öğrencilerin istedikleri dersi seçmelerine olanak tanımaları, gençlerin kendilerini ifade etmesi için bir fırsat&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/depremzede-cocuklarin-egitimi-saglanmali/">KAYHAN KARLI: SINAVA HAZIRLANAN GENÇLER İÇİN ZOR BİR YIL OLACAK</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Betonarmeye Karşı Çelik Konstrüksiyon Hayat Kurtarıyor</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/betonarmeye-karsi-celik-konstruksiyon-hayat-kurtariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2023 08:05:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Sevük]]></category>
		<category><![CDATA[Günaydın]]></category>
		<category><![CDATA[Hande Demirel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=11743</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hande Demirel ile Günaydın canlı yayınına katılan Gedik Kaynak İcra Kurulu Üyesi Ahmet Sevük, yeni inşa edilecek binalarında çelik konstrüksiyon yönteminin can güvenliği açısından önemli olduğunu vurguladı. Sevük çeliğin sağlam olduğu kadar esnek bir malzeme olmasıyla depreme karşı etkili olduğunu söyledi. &#160; 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde gerçekleşen iki depremin yaraları sarılmaya çalışılırken, Türkiye “deprem [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/betonarmeye-karsi-celik-konstruksiyon-hayat-kurtariyor/">Betonarmeye Karşı Çelik Konstrüksiyon Hayat Kurtarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hande Demirel ile Günaydın canlı yayınına katılan Gedik Kaynak İcra Kurulu Üyesi Ahmet Sevük, yeni inşa edilecek binalarında çelik konstrüksiyon yönteminin can güvenliği açısından önemli olduğunu vurguladı. Sevük çeliğin sağlam olduğu kadar esnek bir malzeme olmasıyla depreme karşı etkili olduğunu söyledi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde gerçekleşen iki depremin yaraları sarılmaya çalışılırken, Türkiye “deprem değil, ihmal öldürür” gerçeğiyle tekrar karşı karşıya kaldı. Henüz yeni inşa edilmiş ve 1999 yılından sonra kabul edilen Deprem Yönetmenliğine uygun inşa edildiği iddia edilerek satılan apartmanların, hayati öneme sahip kamu binalarının da aralarında bulunduğu 12 bin 141 bina yıkıldı. Var olan deprem yönetmeliğine ilişkin yeterlilik şüpheleri artarken, beton yerine hangi malzeme güvenli olabilir sorularına neden oldu. Deprem bölgelerinin yeniden inşasında bilimselliğe ve mühendisliğe ihtiyaç olduğunu söyledi: “Çelik konstrüksiyon, dünyanın birçok noktasında yıllardır uygulanan bir yöntem. Türkiye’de de az katlı yapılarda hafif çelik iskelet kullanılıyor. Ama Türkiye, şehirleşmede çok katlı yapıları tercih etti. Bunda da beton kullanıldı fakat beton kullanımının da bir limiti var. Çok katlı yapılarda ağırlıklı olarak çelik konstrüksiyon kullanılmalı. Dünya’daki gökdelen uygulamalarında altyapı olarak hep çelik kullanılır.”</p>
<p><strong>Güvenli Kaynak Yöntemleriyle Çelik Daha Güçlü </strong></p>
<p>Çeliğin 100 yıldır kullanılan güvenilir bir yapı inşa yöntemi olduğunu ekleyen Sevük, çeliğin dayanıklı olduğu kadar esnek bir yapı malzemesi olduğunu belirtti: “Depremde binaların sağlamlığı yanında aynı zamanda esnekliği de önem kazanıyor. Çelik de bu esnekliği sağlıyor. Özellikle çeliğin yüksek katlı binalarda yer almalı. Çeliği birleştirmek için de güvenilir kaynak yöntemlerine ihtiyaç var.”</p>
<p>Türkiye’nin yapılarında çelik kullanması için herhangi bir teknik eksikliği bulunmadığını vurgulayan Sevük: “Türkiye 70 yılı aşkın süredir kaynak konusunda dünya standartlarını sağlayacak durumda. Hem kaynak makinesi üretiminde, hem de uygulama, bilgi ve yetenek anlamında oldukça ciddi bir altyapı mevcut. Gedik Kaynak da hem kaynak sarf malzemeleriyle hem de eğitim alanında bilgi birikimiyle çelik konstrüksiyon alanında da harekete geçmeye hazır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Osaka Üniversitesi ile Temas Halindeyiz&#8221;</strong></p>
<p>Depreme karşı tedbirlerin çocukluk döneminde başlaması gerektiğini ekleyen Sevük, “Japonya’da ilkokuldan itibaren çocuklara depremle ilgili eğitimler veriliyor. Bu eğitimlerin üniversite çağına kadar devam etmesi gerekiyor. Mühendislik eğitiminde depreme yönelik özel eğitimler var ve daha da güçlü bir şekilde devam etmeli. Bundan sonraki süreçte aralarında üniversite ve STK’lerin yer aldığı paydaşlarla ardışık paneller düzenlenecek. Şu anda da Gedik Üniversitesi’nin temasta olduğu Osaka Üniversitesi’nden akademisyenlerin yer aldığı bir bilim kurulu oluşturulacak. Mimariden jeofiziğe kadar disiplinler arası sürecek bu paneller sonucu sunum kitapçığı hazırlayacağız. Burada inşaatlarda kullanılabilecek çelikler, kaynak yöntemleri ve kullanılması gereken kaynak malzemelerini de ekleyeceğiz. Panelin sonucunda elde edilen bilgileri ve tespitleri de devletin ilgili kurumlarıyla paylaşmayı planlıyoruz” dedi.</p>
<p>Gedik Kaynak’ın deprem bölgesindeki çalışmalarını paylaşan Sevük, “Olağanüstü hallerde dayanışma kültürünün önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu anlamda teknik bilgimizi bölgeye tekrar doğalgaz verilebilmesi için BOTAŞ’la paylaşıyoruz. Ve depremzedelerin olumsuz hava koşullarından etkilenmemesi için soba üretimine başladık, bunları yolluyoruz. Hendek’teki fabrikamızda diğer sanayi kuruluşlarıyla birlikte konteyner yapıyoruz. Deprem bölgesindeki çalışmalara destek olmak amacıyla profesyonel kaynakçılarımızı yolladık. Yardımlarımız da devam edecek.</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/betonarmeye-karsi-celik-konstruksiyon-hayat-kurtariyor/">Betonarmeye Karşı Çelik Konstrüksiyon Hayat Kurtarıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
