<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>psikoloji arşivleri - Radyo Gedik</title>
	<atom:link href="https://radyogedik.com.tr/tag/psikoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://radyogedik.com.tr/tag/psikoloji/</link>
	<description>Türkiye&#039;nin İlk ve Tek Kurumsal İnternet Radyosu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Dec 2024 11:29:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>

<image>
	<url>https://radyogedik.com.tr/wp-content/uploads/2019/02/cropped-gedikradyologo-32x32.png</url>
	<title>psikoloji arşivleri - Radyo Gedik</title>
	<link>https://radyogedik.com.tr/tag/psikoloji/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Anneyi Üzme Korkusu Hayatımızı Nasıl Etkiliyor?</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/anneyi-uzme-korkusu-hayatimizi-nasil-etkiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 11:29:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=14037</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocukken hepimiz, bazen annemizi üzmemek için özen gösteririz. Birçoğumuz bu cümleyi duyduk, belki de söyledik. Ancak, bu ifade bazen sorgulamadığımız bir alışkanlık haline gelir. &#8220;Annemi üzmeyeceğim&#8221; diyen bir çocuk, aslında nelerden vazgeçiyor? Kendi istekleri, duyguları ve ihtiyaçları ne kadar göz ardı ediliyor? Şirin Yelmek Oktar, Yaşarken Fark Ettiklerim&#8217;in yeni bölümünde anne çocuk ilişkisindeki temel belirleyici [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/anneyi-uzme-korkusu-hayatimizi-nasil-etkiliyor/">Anneyi Üzme Korkusu Hayatımızı Nasıl Etkiliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukken hepimiz, bazen annemizi üzmemek için özen gösteririz. Birçoğumuz bu cümleyi duyduk, belki de söyledik. Ancak, bu ifade bazen sorgulamadığımız bir alışkanlık haline gelir. &#8220;Annemi üzmeyeceğim&#8221; diyen bir çocuk, aslında nelerden vazgeçiyor? Kendi istekleri, duyguları ve ihtiyaçları ne kadar göz ardı ediliyor? Şirin Yelmek Oktar, Yaşarken Fark Ettiklerim&#8217;in yeni bölümünde anne çocuk ilişkisindeki temel belirleyici unsurlardan biri olan &#8220;anneyi üzme korkusunun&#8221; bireye ve ilişkilere yansımasını değerlendirdi.</p>
<p>Annemi üzmeyeceğim cümlesi, her ne kadar toplumda &#8220;iyi çocuk&#8221; olmanın, anneye saygı göstermenin bir simgesi gibi görünse de, psikolojik açıdan daha derin bir anlam taşır. Anne, çocuk için sadece sevgi ve şefkatin kaynağı değil, aynı zamanda güven, bakım ve korumanın da temsilcisidir. Çocuk, annesinin güvenli kollarında dünyayı keşfeder, duygusal ve sosyal gelişimini onun rehberliğinde tamamlar. Bu yüzden, annemizi üzmek, çocuk için güvenli bağlanmayı kaybetmek anlamına gelir. Ve güvenli bağlanma, bir insanın tüm hayatını etkileyen önemli bir duygusal temel oluşturur.</p>
<p><strong>Kendini Feda Etmek ve Suçluluk Duygusu</strong></p>
<p>&#8220;Annemi üzmeyeceğim&#8221; ifadesi, aslında çocukların içsel bir suçluluk duygusuyla besleniyor olabilir. Çocuk, annesinin sevgisini kaybetme korkusuyla, sürekli olarak annesini memnun etmeye çalışır. Freud’un süperego teorisine göre, çocuklar toplumsal kuralları içselleştirerek vicdanlarını oluştururlar. Çocuk, annesini üzmekle, bu toplumsal kuralları ihlal ettiğini hissedebilir ve bu da suçluluk duygusunu tetikler. Kendi isteklerini bastırmak ve annesinin onayını almak için sürekli bir çaba, zamanla çocuğun benlik algısını etkiler. Bu durum, bireyin hayatına yetişkinlik döneminde de yansır; sürekli başkalarının beklentilerini karşılama isteği, kendi ihtiyaçlarının ikinci plana atılmasına yol açar.</p>
<p><strong>Kendini Bulmak: Bağımsızlık ve Özgüven</strong></p>
<p>Annemi üzmemek, bir noktada çocuk için, kendi benliğinden ödün verme, annesinin mutlu olması için kendini feda etme haline dönüşebilir. Çocuk, kendi duygusal ihtiyaçlarını ikinci plana atarken, bağımsız düşünme ve karar alma yeteneğini kaybedebilir. Zamanla, bu durum aşırı bağımlı bir yapının oluşmasına yol açabilir. Çocuk, hayatındaki her adımı, annesinin mutlu olup olmadığını düşünerek atmaya başlar. Bu bağımlılık, yetişkinlikte de farklı ilişki kalıplarına yansır ve birey, her ilişkide kendini sürekli başkalarına adamak zorunda hissedebilir.</p>
<p>Aynı şekilde, sürekli başkalarının beklentilerine uyum sağlamak, kişinin özgüvenini de zedeler. Çünkü, bir kişi başkalarının onayını almak için sürekli çaba sarf ederse, kendi değerini sorgulamaya başlar. Bu, özgüven eksikliğine yol açar ve kişinin mutsuzluk duygusunu pekiştirir.</p>
<p><strong>Annemi Üzmemek, Kendimi Üzmek Olmasın</strong></p>
<p>Elbette, annelerimizi üzmek istemeyiz. Ancak, &#8220;Annemi üzmeyeceğim&#8221; diyerek kendimizi tamamen ona mahkûm etmek, özbenliğimizi yok saymak uzun vadede bize zarar verebilir. Bu cümleyi sıkça kullanmak, kişisel sınırlarımızı aşmak ve başkalarını mutlu etmek için kendi ihtiyaçlarımızdan vazgeçmek demek olabilir. Oysa sağlıklı ilişkiler, birbirimizin sınırlarına saygı göstererek kurulur. Kendimizi kaybetmeden, diğer insanlara değer vermek ve onları üzmemek mümkündür. Ama önce kendi sınırlarımızı bilmemiz ve kendimize karşı dürüst olmamız gerekir.</p>
<p>Programın tamamını dinlemek için:</p>
<p><iframe title="Spotify Embed: YAŞARKEN FARK ETTİKLERİM-Anneyi Üzme Korkusu Hayatımızı Nasıl Etkiliyor?" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/35sGAF5SCWySm2BBbOWUgr?utm_source=oembed"></iframe></p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/anneyi-uzme-korkusu-hayatimizi-nasil-etkiliyor/">Anneyi Üzme Korkusu Hayatımızı Nasıl Etkiliyor?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Toplumlar Neden Kahkaha Atmaya İhtiyaç Duyar?</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/toplumlar-neden-kahkaha-atmaya-ihtiyac-duyar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Dec 2024 14:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Esra Akan]]></category>
		<category><![CDATA[Kalk Gidelim]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[podcast]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Radyo Gedik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=13965</guid>

					<description><![CDATA[<p>Esra Alkan, Kalk Gidelim’de bu hafta kahkahanın sadece eğlenceyi değil aynı zamanda insanı dönüştüren ve direncini güçlendiren bir araç olduğunu hatırlatıyor. Kahkahanın insan zihnini nasıl dönüştürdüğünü de ele alan Alkan, sadece gülümseyerek bile insanın ruh halinin değişebileceğini ve bu değişimin, hayatı daha güzel hale getirebileceğini söylüyor. Polonyalı yazar Witold Gombrowicz’in, gülmenin toplumlar için ne denli önemli [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/toplumlar-neden-kahkaha-atmaya-ihtiyac-duyar/">Toplumlar Neden Kahkaha Atmaya İhtiyaç Duyar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Esra Alkan, Kalk Gidelim’de bu hafta kahkahanın sadece eğlenceyi değil aynı zamanda insanı dönüştüren ve direncini güçlendiren bir araç olduğunu hatırlatıyor. Kahkahanın insan zihnini nasıl dönüştürdüğünü de ele alan Alkan, sadece gülümseyerek bile insanın ruh halinin değişebileceğini ve bu değişimin, hayatı daha güzel hale getirebileceğini söylüyor. Polonyalı yazar Witold Gombrowicz’in, gülmenin toplumlar için ne denli önemli olduğunu vurgulayan sözlerini anımsatan Alkan, “Hiçbir ulus gülmeye bizler kadar muhtaç olmadı’ sözü insanları toplumsal baskılardan özgürleştirirken bir yandan da insanlık için bir tür iyileşme alanı yaratır” sözlerini kullandı.</p>
<p>Alkan, kahkahanın insan zihnini nasıl dönüştürdüğünü de ele alıyor. Günlük yaşamda, sadece gülümseyerek bile insanın ruh halinin değişebileceğini ve bu değişimin, hayatı daha güzel hale getirebileceğini savunan Alkan bu dönüşümün zihin üzerinde şekil verici bir etkisi olduğunu belirtti.</p>
<p><strong> Kahkaha insanın düşüncelerini daha özgür ve yaratıcı hale getirir</strong></p>
<p>Karnavalların tarihinin de toplumların mutluluk ve kahkaha ile olan ilişkisiyle bağlantılı olduğunu söyleyen Alkan, &#8220;Resmi bayramların aksine, karnavallar toplumun egemen ciddiyetinden kurtulmasına olanak sağlar. Kahkaha burada, insanın günlük hayatta karşılaştığı zorlukları unutmasına ve kısa bir süreliğine de olsa özgürleşmesine yardımcı olur. Alkan, kahkahanın bu özgürleştirici yönünü seviyor ve onun, hayatın dramatik yanlarını dönüştürme gücüne sahip olduğunu savunuyor&#8221; dedi.</p>
<p>Alkan, pandemiden sonra üzerinde çalıştığı <strong>Kahkaha Sanatı</strong> kitabı ile kahkahanın hayatımıza kattığı derin anlamları daha da genişletmeyi amaçlıyor. &#8220;Yaşamı kuran kahkaha, unutulmuş payını geri alabilecek mi?&#8221; sorusuna cevap arayan Alkan, 2025&#8217;teki kitabının, bu felsefi sorularla toplumsal gerçeklikleri nasıl harmanlayacağına dair heyecan verici ipuçları veriyor.</p>
<p><strong>Programın tamamını dinlemek için</strong></p>
<p><iframe title="Spotify Embed: ESRA ALKAN İLE  KALK GİDELİM" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/6YAdPaNr38j2hdgwLrbAIP?utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/toplumlar-neden-kahkaha-atmaya-ihtiyac-duyar/">Toplumlar Neden Kahkaha Atmaya İhtiyaç Duyar?</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akademik Podcastler&#8217;de Psikolog Olma Süreci Ele Alındı</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/akademik-podcastlerde-psikolog-olma-sureci-ele-alindi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Nov 2024 12:23:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Akademik Podcastler]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Duman]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Gedik Üniverstesi]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=13828</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda psikoloji, özellikle gençler arasında popülerliği artan bir meslek haline geldi. Ancak, bir kişinin psikolog olma kararını verirken sadece mesleğin popülerliği tek başına yeterli değil. İstanbul Gedik Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. Hakan Duman, psikolog olma sürecine dair tespitlerini ve tavsiyelerini paylaştı. Yaşanan çevre de meslek tercihini etkiliyor Bir meslek tercihi, yalnızca kişisel istek ve [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/akademik-podcastlerde-psikolog-olma-sureci-ele-alindi/">Akademik Podcastler&#8217;de Psikolog Olma Süreci Ele Alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda psikoloji, özellikle gençler arasında popülerliği artan bir meslek haline geldi. Ancak, bir kişinin psikolog olma kararını verirken sadece mesleğin popülerliği tek başına yeterli değil. İstanbul Gedik Üniversitesi öğretim üyelerinden Dr. Hakan Duman, psikolog olma sürecine dair tespitlerini ve tavsiyelerini paylaştı.</p>
<p><strong>Yaşanan çevre de meslek tercihini etkiliyor</strong></p>
<p>Bir meslek tercihi, yalnızca kişisel istek ve becerilerle değil, çevresel koşullar, ailevi geçmiş ve kişisel deneyimlerle de şekillenebilir. İnsanlar, genellikle kendilerini tanımak, başkalarına yardım etmek ya da belirli yaşam deneyimlerinden dolayı psikologluk mesleğini tercih ederler. Dr. Duman, bu meslek seçiminde kişisel tarihimizin ve yaşadığımız çevrenin de önemli bir rol oynadığını belirtiyor.</p>
<p>Son yıllarda psikoloji, giderek daha fazla ilgi görmekte. Ancak, Dr. Duman’a göre, bir mesleğin popüler olması, o mesleği seçmek için yeterli bir neden değil. Psikolog deyince akıllara genellikle klinik psikologlar gelir. Klinik psikoloji, psikolojinin en yaygın alt alanıdır ve çoğu psikolog bu alanda çalışmaktadır. Ancak psikoloji, yalnızca klinik alanla sınırlı değildir. Sosyal psikoloji, deneysel psikoloji, bilişsel psikoloji ve spor psikolojisi gibi pek çok alt alan da büyük ilgi görmektedir.</p>
<p><strong>&#8220;Yardım etmek en büyük motivasyon&#8221;</strong></p>
<p>Psikoloji okumak isteyenlerin çoğu, başkalarına yardım etmek gibi bir motivasyonla yola çıkar. Etraflarındaki insanlara, yakınlarına ya da aile üyelerine yardımcı olmak istemeleri, bu mesleği tercih etmelerinin önemli sebeplerindendir. Ancak Dr. Duman’a göre, psikolog olma sürecinde başka bir önemli motivasyon daha vardır: Kişinin kendisine yardımcı olma arzusu. İnsan, başkalarına yardımcı olurken aslında kendini tanıma ve kendi içsel dünyasında bir yolculuk yapma fırsatı bulur. Bu motivasyonun, psikolojiye olan ilgiyi artıran önemli bir etken olduğu söylenebilir.</p>
<p><strong>&#8220;Katı değil esnek düşünceyi benimseyin&#8221;</strong></p>
<p>Psikologlar, olayları ve olguları yalnızca tek bir açıdan değil, çok yönlü bir perspektiften değerlendirebilmelidir. Dr. Duman, katı düşünce sistemlerine sahip olmanın psikologlar için olumsuz bir özellik olduğunu belirtiyor. Psikologlar, esnek düşünme yeteneğine sahip olmalı, farklı bakış açılarını anlamalı ve olaylara çok yönlü yaklaşabilmelidirler.</p>
<p><strong>Etkin dinleme önem taşıyor</strong></p>
<p>Bir psikolog, yalnızca danışanlarını dinlemekle kalmaz, aynı zamanda doğru sorular sorarak, danışanın düşünce ve duygularını anlamaya çalışır. Dr. Duman, etkin bir dinleme yeteneğinin yanı sıra, doğru sorular sorabilme becerisinin de psikologluk mesleğinde büyük önem taşıdığını vurguluyor. Ayrıca, bir psikologun olayları analiz etme, parçalarına ayırarak değerlendirme yeteneği de oldukça kıymetlidir. Analitik düşünme, psikolojide başarılı olabilmek için temel bir beceri olarak öne çıkar.</p>
<p>Programın tamamını dinlemek için:</p>
<p><iframe title="Spotify Embed: AKADEMİK PODCASTLER - Psikolog Olma Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler Neler?" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/7xx8ttlYnhkrRnBptYNsiX?utm_source=oembed"></iframe></p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/akademik-podcastlerde-psikolog-olma-sureci-ele-alindi/">Akademik Podcastler&#8217;de Psikolog Olma Süreci Ele Alındı</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kabala Öğretisi Anlık İstekler Yerine Paylaşmayı Teşvik Ediyor</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/kabala-ogretisi-anlik-istekler-yerine-paylasmayi-tesvik-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Aug 2023 12:35:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[kabala]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=12676</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanın varoluşunu ve doğadaki amacını ele alan Kabala öğretisini Gestalt Psikoterapist Elyan Aysoy anlattı. Kabala öğretisi 4 bin yıldır alma ve verme dengesi üzerine kurulan bir yaşam tarzı olarak öne çıkıyor. Kabala bilgeliği ise kişinin durağan bir durumdan eylem içinde olması olarak adlandırılıyor. Yani öğrenilen iyi ve faydalı bilgilerin başkalarına yardım edecek şekilde uygulanması olarak [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/kabala-ogretisi-anlik-istekler-yerine-paylasmayi-tesvik-ediyor/">Kabala Öğretisi Anlık İstekler Yerine Paylaşmayı Teşvik Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanın varoluşunu ve doğadaki amacını ele alan Kabala öğretisini Gestalt Psikoterapist Elyan Aysoy anlattı.</p>
<p>Kabala öğretisi 4 bin yıldır alma ve verme dengesi üzerine kurulan bir yaşam tarzı olarak öne çıkıyor. Kabala bilgeliği ise kişinin durağan bir durumdan eylem içinde olması olarak adlandırılıyor. Yani öğrenilen iyi ve faydalı bilgilerin başkalarına yardım edecek şekilde uygulanması olarak tanımlanıyor. İsak’la Tarz-ı Hayat’a konuk olan Psikoterapist Elyan Aysoy, Kabala öğretisi ile nasıl tanıştığını ve kabala bilgeliğinde izlenmesi gereken yolları anlattı. Kabala öğretisinin kişinin başkalarından beklediği davranışları ilk olarak kendisi için uygulaması olduğunu söyleyen Aysoy, “Çevremizdeki kişilerle sağlıklı bir iletişim için anlayış, güler yüzlü olma ve nezaket bekleriz. Fakat bu özelliklerin bizde olup olmadığına pek dikkat etmeyiz. Eğer biz bunları talep ediyorsak karşımızdaki kişilere de bu şekilde davranmalıyız. Yani öncelikle kendimizi değiştirmeliyiz” dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Vermeyi bilmek gerekiyor&#8221;</strong><br />
İnsanın doğasının almak üzerine kurulu olduğunu söyleyen Aysoy, “Yemek yemeyi, alışveriş yapmayı ve harcamayı insan doğal olarak ister. Fakat bunlar anlık hazlardır. Ruh bilinci ise almayı, paylaşmak için ister. Ve Kabala der ki bu dünya bizim için yaratılmıştır. O kadar nimet olmasına rağmen çoğumuz da mutlu değiliz. Veya mutluluklarımız kısa süreli oluyor. Çünkü paylaşmıyoruz. Halbuki almak istediğimiz örneğin araba veya evi almamızı engelleyen durum vermek istemememiz. Bu durumu akıl ve mantık yerine ruh ile kavramak gerekir. Metafiziksel kanunları maalesef hiçbir şekilde bilmiyoruz. Bu da büyük resmi görmemize engel oluyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong> &#8220;Her harfin bir frekansı var&#8221;</strong><br />
Kabala öğretisinin, bireyi günlük hayattaki sorumlulukların yükü altında bunalmasını da engellediğini belirten Aysoy, “Örneğin geçim ve aile kurma derdini sorun olarak görmemizin temel nedeni bakış açımızla ilgili. Olaylara daha geniş açıdan bakmak için, fiziksel dünyanın sınırlamaları içinde kalmamak için bir araç lazım. Kabala da bunu sağlıyor. Aramice harflerin titreşim ve frekansları kullanılarak fiziksel ve metafiziksel dünya arasında bağlantı kurulabiliyor&#8221; dedi.</p>
<p>Programın tamamını buradan dinleyebilirsiniz:</p>
<p><iframe title="İSAK&#039;LA TARZ - I HAYAT - Elyan Aysoy Kabala Bilgeliğini Anlatıyor by Radyo Gedik" width="1170" height="400" scrolling="no" frameborder="no" src="https://w.soundcloud.com/player/?visual=true&#038;url=https%3A%2F%2Fapi.soundcloud.com%2Ftracks%2F1585611151&#038;show_artwork=true&#038;maxheight=1000&#038;maxwidth=1170"></iframe></p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/kabala-ogretisi-anlik-istekler-yerine-paylasmayi-tesvik-ediyor/">Kabala Öğretisi Anlık İstekler Yerine Paylaşmayı Teşvik Ediyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alışkanlıkları değiştirmek için kendimizi tanımalıyız</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/aliskanliklari-degistirmek-icin-kendimizi-tanimaliyiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Jul 2023 11:30:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Bozca Adamdan Sesler]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Güner]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=12479</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pandemi sadece sağlığı değil günlük yaşamımızdaki alışkanlıkları da etkiledi. Hayatı anlamlandırma şeklimiz, insan ilişkilerimiz değişirken pandemi sonrası hayatta yeni kazanılan alışkanlıklar günümüzü nasıl şekillendiriyor sorusunun cevabını Psikoterapist, Eğitmen Uzm. Dr. Seda Ülgen verdi. Süleyman Güner ile Bozca Adamdan seslere konuk olan Uzm. Dr. Seda Ülgen Papirüs Yayınları&#8217;ndan çıkan Alışkanlıklar ve Değişim adlı kitabını anlattı. “Neden [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/aliskanliklari-degistirmek-icin-kendimizi-tanimaliyiz/">Alışkanlıkları değiştirmek için kendimizi tanımalıyız</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pandemi sadece sağlığı değil günlük yaşamımızdaki alışkanlıkları da etkiledi. Hayatı anlamlandırma şeklimiz, insan ilişkilerimiz değişirken pandemi sonrası hayatta yeni kazanılan alışkanlıklar günümüzü nasıl şekillendiriyor sorusunun cevabını Psikoterapist, Eğitmen Uzm. Dr. Seda Ülgen verdi.</p>
<div id="attachment_12481" style="width: 310px" class="wp-caption alignright"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-12481" class="wp-image-12481 size-medium" src="http://radyogedik.com.tr/wp-content/uploads/2023/07/smile-300x168.webp" alt="" width="300" height="168" srcset="https://radyogedik.com.tr/wp-content/uploads/2023/07/smile-300x168.webp 300w, https://radyogedik.com.tr/wp-content/uploads/2023/07/smile-768x431.webp 768w, https://radyogedik.com.tr/wp-content/uploads/2023/07/smile.webp 770w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><p id="caption-attachment-12481" class="wp-caption-text">Alışkanlıkları değiştirmek için izlenecek yöntemi de bilmek önem taşıyor.</p></div>
<p>Süleyman Güner ile Bozca Adamdan seslere konuk olan Uzm. Dr. Seda Ülgen Papirüs Yayınları&#8217;ndan çıkan Alışkanlıklar ve Değişim adlı kitabını anlattı. “Neden değişemiyoruz?”, “Yaşamın gidişini kodlama”, “Beynin karanlık yüzü ve akıllı stratejiler” gibi alt başlıklardan oluşan kitabın yazım sürecini Ülgen şu sözlerle anlattı: “Uzun yıllar bilinçaltı üzerine çalıştım; insanı ve insan doğasını anlamaya çalıştım. Bu esnada binlerce danışan ve eğitime katılan kişiyle tanıştım. Eğitimlere katılan kişiler de genellikle hayallerine kavuşmak için yollar arayan kişiler. Hepsi de yaşamlarını daha kaliteli hale getirmeye çalışıyor. Ve burada sürekli olan bilginin bilinçaltında tamamlanıp yavaş yavaş uygulamaya döndüğünü gördük. Alışkanlıklar ve Değişim kitabı da tam olarak bu şemayı sunuyor. Çünkü nasıl değişeceğimizi bilmezsek bütün bilgiler de havada kalır”.</p>
<p><strong>Değişim için istemek yeterli değil</strong></p>
<p>Peki insan kendine iyi gelecek yeni alışkanlıklar kazanmak isterken neden zorlanır? Ülgen bu soruyu şu şekilde cevaplandırdı: “Bunun temel nedeni insanın kendini koruma programı. Bilinçaltımız hayatı kurgularken bizim için güvenli alanlar yaratıyor. Mutlu olacağımıza inandığı kodları işaretliyor. Ve bu yazılımın içinde de insan var olmaya çalışıyor. Fakat bu yazılımı güncellemek de gerekebiliyor. İşte burada bir çatışma yaşıyoruz. Güncellemediğimiz zaman eski senaryoların içinde tıkanıyoruz, güncelleme yapıldığında da tehdit altında olduğumuz alarmı veriyor bilinçaltı. Bu program ise sadece bizim hayatta sağ kalmamızı ve mutlu olmamızı amaçlayarak çalışıyor. Bu anlamda alışkanlıkları değiştirmek için bilgi ve istek yeterli olmuyor, teoriyi de bilmek gerekiyor”.</p>
<p><strong>“Pandemi alışkanlıklarını artık kırmalıyız”</strong></p>
<p>Zihnin sadece tehlike anlarında enerji harcadığını belirten Ülgen, “Beyin aslında çok tembel. Belirli anlarda enerji harcıyor ve kendini zorluyor. Tembellik üzerine kurgulanan bir beyni biz çok çalışması üzerine kurgulamaya çalışıyoruz. Değişim bu yüzden enerji ister. Beyin de bu enerjiden istiyor. Stres  hormonlarını en az seviyede tutmak için enerji seviyesini de yüksek tutmak gerekiyor” şeklinde konuştu. Pandeminin alışkanlıklar üzerindeki etkisini örnek veren Ülgen, “Pandemi boyunca vücudun hayatta kalma fonksiyonları daha da arttı. Böylelikle sınırlı bir alan içinde hastalığa maruz kalmamak için kaldık. Fakat bu durum pandemi sonrasında da devam ediyor. Örneğin daha çabuk yoruluyoruz, arkadaş buluşmaları sürekli erteleniyor. Pandemide zihnin acil bir şekilde aldığı karar yavaş yavaş alışkanlığa döndü. İşte şimdi de bu alışkanlığı kırıp sosyal yaşama olağan akışında devam etmemiz gerekiyor” dedi.</p>
<p>Programın tamamını buradan dinleyebilirsiniz:</p>
<p><iframe title="Spotify Embed: BOZCA ADAMDAN SESLER-Alışkanlıklar Hayatımızı Nasıl Etkiliyor?" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/3G6YbfMe8r3wxZtNHPjqUf?utm_source=oembed"></iframe></p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/aliskanliklari-degistirmek-icin-kendimizi-tanimaliyiz/">Alışkanlıkları değiştirmek için kendimizi tanımalıyız</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddeti Azaltmanın En Etkili Yolu Eğitimle Önlemek</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/siddeti-azaltmanin-en-etkili-yolu-egitimle-onlemek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Radyo Gedik]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Jul 2023 13:32:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=12472</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Gedik Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri tarafından hazırlanan Hukukun Sesi&#8217;ne konuk olan Av. Burcu Uçuran cinsel şiddetin bireylere etkisini ve önleme yollarını anlattı. Cinsel şiddet alanında aktif çalışmalar yapan Uçuran, cinsel şiddet yaşayan bireylerin başvurabileceği destek platformlarına da değindi. Türkiye cinsel şiddet, çocuk istismarından şiddet mağdurlarının dışlanmamasına kadar birçok alanda yaşanabiliyor. Bu anlamda cinsel şiddet, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/siddeti-azaltmanin-en-etkili-yolu-egitimle-onlemek/">Şiddeti Azaltmanın En Etkili Yolu Eğitimle Önlemek</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Gedik Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri tarafından hazırlanan Hukukun Sesi&#8217;ne konuk olan Av. Burcu Uçuran cinsel şiddetin bireylere etkisini ve önleme yollarını anlattı. Cinsel şiddet alanında aktif çalışmalar yapan Uçuran, cinsel şiddet yaşayan bireylerin başvurabileceği destek platformlarına da değindi.</p>
<p>Türkiye cinsel şiddet, çocuk istismarından şiddet mağdurlarının dışlanmamasına kadar birçok alanda yaşanabiliyor. Bu anlamda cinsel şiddet, psikoloji ve sosyolojiyi olduğu kadar hukuku da yakından ilgilendiriyor. Hukukun Sesi’ne konuk olan Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği Avukatı Burcu Uçuran Türkiye’de cinsel şiddet üzerine çalışan STK’lar olsa da devletin bu konuda yeterli çalışma yürütmediği görüşünde. “Ortaokul ve lise çağındaki gençler için kapsamlı bir cinsellik eğitimi gerekiyor” diyen Uçuran “Bu eğitimin olmaması da cinsel şiddetin en büyük sebebi. Neyin şiddet olduğunu bilmeyen bireyler ortaya çıkıyor. Cinsel şiddet davaları da hayatta kalanın hakkını savunma odaklı ilerlemiyor. Bu yüzden de şiddet mağduru bireyler vakıf veya derneklere başvurup destek istemek noktasında çekimser kalıyor” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Üç aşamalı destek gerekiyor</strong></p>
<p>Şiddetle mücadelenin üç aşamalı yürütüldüğünü söyleyen Uçuran, “Önleme, koruma ve müdahale şeklinde bir yol izliyoruz. Önlemede, kişinin neyin cinsel şiddet içine girdiğini öğrenmesini hedefliyoruz. Bunun için de kapsamlı bir cinsellik eğitimi gerekiyor. Korumada gerçekleşen cinsel şiddetin ardından mağdurun hayat koşullarını iyileştirmek ve psikolojik destek vermek devreye giriyor. Müdahale aşamasında ise mağdurun hukuki anlamda desteklenmesi sağlanıyor” dedi. Hukuken cinsel şiddet mağdurlarının hukuki haklarının sınırlı olduğunu ekleyen Uçuran, “Çocuk izlem merkezleri gibi şiddete karşı da kriz merkezleri kurulmalı. Mağdurların kendilerini hazır hissettiği zaman hukuki süreci başlatmalarına yardımcı olacak bir sistem sağlanırsa cinsel şiddeti önlemek de o kadar mümkün olur. Adli sürecin de mağdurun psikolojik durumu gözetilerek yürütülmesi daha sağlıklı olur” diye belirtti.</p>
<p>Programın tamamını buradan dinleyebilirsiniz:</p>
<p><iframe title="Spotify Embed: HUKUKUN SESİ / Cinsel Şiddet Nasıl Önlenir?" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/0vN58gBue8QjyawfT3wZYp?utm_source=oembed"></iframe></p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/siddeti-azaltmanin-en-etkili-yolu-egitimle-onlemek/">Şiddeti Azaltmanın En Etkili Yolu Eğitimle Önlemek</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psk. Yılmaz: &#8220;Değersizlik Sendromu Kapitalizmin Getirisi&#8221;</title>
		<link>https://radyogedik.com.tr/psk-yilmaz-degersizlik-sendromu-kapitalizmin-getirisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[abayraktar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2022 10:45:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Global Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Öne Çıkan]]></category>
		<category><![CDATA[Değersizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Füsun Saka]]></category>
		<category><![CDATA[iyilik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://radyogedik.com.tr/?p=11443</guid>

					<description><![CDATA[<p>Füsun Saka ile İyilik Sağlık’a konuk olan Klinik Psikolog, Psikoterapist Ayşe Coşkun Yılmaz değersizlik duygusunu, nedenlerini ve tedavisini anlattı. Değer ve değersizlik kavramlarının aslında bir tür illüzyon olduğunu söyleyen Yılmaz, değersizlik hissi denilse de aslında bu bir sendromdur&#8221; diyor. Aile ve arkadaş çevresindeki yetersiz iletişim, çalışma hayatındaki sorunlar gibi birçok olumsuz etken kişinin değersiz hissetmesine [&#8230;]</p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/psk-yilmaz-degersizlik-sendromu-kapitalizmin-getirisi/">Psk. Yılmaz: &#8220;Değersizlik Sendromu Kapitalizmin Getirisi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Füsun Saka ile İyilik Sağlık’a konuk olan Klinik Psikolog, Psikoterapist Ayşe Coşkun Yılmaz değersizlik duygusunu, nedenlerini ve tedavisini anlattı. Değer ve değersizlik kavramlarının aslında bir tür illüzyon olduğunu söyleyen Yılmaz, değersizlik hissi denilse de aslında bu bir sendromdur&#8221; diyor.</p>
<p>Aile ve arkadaş çevresindeki yetersiz iletişim, çalışma hayatındaki sorunlar gibi birçok olumsuz etken kişinin değersiz hissetmesine yol açıyor. Daha iyi hissetmeye ve anda kalarak daha verimli ve mutlu olmaya çalışmak ise değersiz hissetmeye karşı bir çözüm olarak sunuluyor.</p>
<p><strong>Doğada Değersiz Hisseden Tek Varlık İnsan</strong></p>
<p>Günlük hayatın bir parçası olan değersizlik hissi ile nasıl başa çıkılabileceğini açıklayan Klinik Psikolog, Psikoterapist Ayşe Coşkun Yılmaz; çaresizlik ve yetersizlik hislerinin değersizleşmeye neden olabileceğini söylüyor: “Bu tür duygular değersizliğe yol açabiliyor. Fakat doğada açıklaması olmayan bir kavram değersiz hissetme. Örneğin bir gül, orkideden daha değersiz hissediyor olabilir mi? Veya bir tekir kedi, siyam kedisinden aşağıda olduğunu hisseder mi? Tüm bunları biz yakıştırıyoruz aslında. İnsan doğa karşısında o kadar zayıf ve bakıma muhtaç ki, ilk ihtiyacı korunmak, beslenmek ve hayatta kalmak oluyor. Ve bunlara hemen sahip olanlar daha güçlü oluyor. Değerli olma çabası da buradan geliyor. Sanayi Devrimi ile öznesinden uzaklaşıp nesneleşen insan, değer ve değersizlik kavramlarıyla tanışıyor. Vahşi kapitalizm ile birlikte paraya sahip olan insan, başka insanları dahil olmak üzere her şeyi satın alabiliyor. Ve insan ruhu bu durumu kabul edemiyor, art arda ihtilaller patlak veriyor. Nitekim psikoloji alanındaki kuramlar da o yıllarda artıyor. Hem psikoloji hem felsefede insanın biricikliğine dair söylemler geliştiriliyor” dedi.</p>
<p><strong>Anneden Çocuğa Geçebiliyor</strong></p>
<p>Değersizliğin bir sendrom olarak nitelenmesi gerektiğini söyleyen Yılmaz, “İnsan çevre içinde yeterince görülmez, kendini geliştirmez veya varlığını sürdürmezse hastalanıyor. Bu sendrom bazen anne karnında başlıyor. Anneden bebeğe geçiyor. Eğer annenin yaşam döngüsünde o dönem mutsuzluk ve huzursuzluk varsa bebeğe de geçiyor. 3 yaşında konuşmaya başlasa da insan anne karnından itibaren iletişime açık. Çocuk kendi varlığını sorgulayarak ‘Benim burada bulunmam annemi mutsuz hissettiriyor’ şeklinde düşünebiliyor. Annenin mutsuzluk hali geçse de çocuk bir yandan iyi ve değerli olduğunu bilse de bir yandan değersizlik sendromu içinde olabiliyor. Çocuklar ya insanlara kendisini sevdirmeye çalışıyor ya ağlama krizlerine giriyor ya da donuk bir durumda oluyor. 0-1 yaş arasında yaşanan olayların çocuklara etkisi farklıdır, 3-5 yaş arasındaki farklı. Nevrozlar 3-5 yaşından sonra yaşanan sorunlardan kaynaklı olur ki bu da bizim alanımıza giriyor. 0-3 yaş arasında yaşanan sorunlar ve kayıplar ise tamamen bir boşluğa sebep olduğu için ağır travmalara yol açıyor. Çocuğun kişiliğinin gelişmesinde genel olarak 0-5 yaş aralığı çokça önemli” diye ekledi.</p>
<p><strong>Özellikle Orta Yaş ve Sonrası Kritik</strong></p>
<p>Değersizlik hissinin göstergelerine değinen Yılmaz, “Ekonomik gelire oranla daha pahalı ürünler satın almak, dış görünümle çok uğraşmak, çok çalışmak gibi göstergeleri var. Fakat bulunulan topluluğa göre değersizlik sendromu kendini gösterir. Örneğin muhafazakar çevrede din konusunda çok bilgili olma çabası değer görür ve değersizlik hisseden kişi başkalarının takdirini kazanmak için bu konuda çaba sarf eder. Veya istemediği halde çevresi tarafından takdir göreceği davranışları yapmak bunun göstergesidir. Fedakarlıklar yapmak, hayatında sürekli farklı şeyler denemek, aynı şekilde hiçbir şeyi umursamamak da değersizlik sendroma yol açar. Bir yandan kişi kendini geliştirmek için çabalar ama orta yaştan sonra ruhsal sorunlar ve boşluklara yol açar. Mutsuzluk içinde olunur ve mutsuzluk vermeye yok açar&#8221; diye ekledi.</p>
<p>Klinik Psikolog, Psikoterapist Ayşe Coşkun Yılmaz&#8217;ın konuk olduğu Füsun Saka ile İyilik Sağlık&#8217;ı buradan dinleyebilirsiniz:</p>
<p><iframe title="Spotify Embed: İYİLİK SAĞLIK / Değersizlik Duygusu ile Nasıl Başa Çıkarız?" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/3mO85qyAp61f0gNjL3Q6NU?si=26bed17c9b184ea9&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p><a href="https://radyogedik.com.tr/psk-yilmaz-degersizlik-sendromu-kapitalizmin-getirisi/">Psk. Yılmaz: &#8220;Değersizlik Sendromu Kapitalizmin Getirisi&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://radyogedik.com.tr">Radyo Gedik</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
